Kendileri salonda kafaları 50+1’de


CHP’liler dün kurultay için Ankara Arena Spor Salonu’ndaydılar ama kafaları yüzde 50+1 oy zorunluğu olan cumhurbaşkanı seçimindeydi. Bu nedenle CHP’liler için referandumdaki hayır blokunu oluşturan partilerle birlikte yürünüp yürünmeyeceği sorusu, genel başkanın kim olacağı sorusunu geride bırakmıştı.

Ankara siyasetinde kurultay denince öteden beri hep CHP akla gelir. Hatta kurultay için, “CHP’lilerin en iyi bildiği iş” tanımında görüşbirliği sağlanır. Dün bir kez daha en iyi bildikleri iş gibi tüm Türkiye’den CHP’liler kurultay için Ankara’da buluştu. 8 yıldır genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu dışında 3 aday adayı daha vardı. Ancak tüzükteki yüzde 10 delege imzası koşulu nedeniyle, yarışın Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce arasında geçeceği konusunda sürpriz kalmamıştı.

CHP’lilerin bilinçaltı

CHP’liler, kurultaya bilinçaltlarında çok yakın dönemde yaşanmış çok önemli bir olayı taşıyarak geldi: 16 Nisan referandumundaki hayır kampanyası ve alınan sonuç. YSK’nin mühürsüz oy pusulası kararı, CHP’liler açısından tam bir kırılma oluşturdu. YSK kararı nedeniyle CHP’liler yüzde 48.5 gibi yüksek orandaki hayır oranını bile 2019 seçimleri için umut olarak göremedi. CHP’li kime sorsanız, referandumda gerçekte hayır oranı evet oranını geçmişti ancak YSK kararları nedeniyle evet kazandırılmıştı. CHP’lilerin büyük çoğunluğu kurultaya öncelikle bu karamsarlıkla geldi.

Adalet Yürüyüşü

CHP’lileri, “Bu YSK varken sandıkta kazansak da masada kaybederiz” ruh halinden kurtaran gelişmenin Adalet Yürüyüşü olduğu kurultay salonuna bakar bakmaz anlaşılıyordu. CHP’liler, “YSK sorunu” yüzünden karamsar, ama Adalet Yürüyüşü’nü yaparak ayağa kalkabildiğini gösterdiği için umutlu bir ruh haliyle Ankarada’ydılar. CHP’liler, YSK kararıyla kaybettiklerini Adalet Yürüyüşü ile geri kazanmış olarak kurultaya geldi. Zaten kurultaydaki görsellere de Kılıçdaroğlu başta olmak üzere partililerce yapılan konuşmalara da Adalet Yürüyüşü damgasını vurdu. Hatta, Adalet Yürüyüşü ile sağlanan özgüven ve yüksek moralin, aynı performansla devam ettirilemeyişinden duyulan kaygıları da dile getiren CHP’lilerin sayısı hiç de az değildi. Bu yüzden Adalet Yürüyüşü görselleri üzerinden salona dinletilen Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bir konuşmadaki, “Hak, hukuk, adalet için her yerde olacağız. Sokaksa sokak” sözlerine yer vermeleri de rastlantı değildi.

Nereye ve kiminle!

Bu gelgitler içindeki CHP’lilerin zihnindeki öncelikli sorun iki güçlü ismin adaylığına rağmen genel başkan yarışı değil, yüzde 50+1 oyun zorunlu olduğu cumhurbaşkanı seçimiydi. CHP’liler için referandumdaki hayır blokunu oluşturan partilerle yürüyüşün 16 Nisan’daki kadar iyi, hatta ondan daha da başarılı olup olmayacağı birinci soruydu. AKP ile MHP’nin açıkça ittifak için anlaşmaları ve bunun ince formülleri üzerinde çalışıyor olmaları da CHP’liler açısından “Biz hayır partileriyle ne zaman somut işbirliklerini konuşacağız” sorularını acil hale getirmişti.

Aday kim?

CHP’liler, “İlk turda her parti kendi adayını göstereceğine göre CHP’nin adayı kim olacak” sorusuna da acil yanıt arar haldeydi. Bu soruyu, “AKP ile MHP ittifak yapıyor ve bu ittifakı genişletmek için görüşme içindeler. Seçimin ikinci tura kalacağı kesin mi” sorusu takip ediyor. Partililerden gelen bu yoldaki sorular CHP yöneticilerince, “Bizim bildiğimiz anketlerin hiçbirinde ilk turda kazanan yok. İlk turda hayır blokundaki partiler kendi adaylarını gösterecek. İkinci turda ilk ikiye kalan hayırcı aday etrafında birleşme olacak. Her halükârda ilk ikiye kalacak adaydan birisi CHP adayıdır” yanıtları veriliyor.

Erken seçim

Kafalardaki son soru ise erken seçim belirtilerinin görülmesi nedeniyle geliyor. Afrin operasyonunun ardından hükümetin yaz aylarında, 15 Temmuz’da erken seçime gitmesi durumunda hayır blokunu oluşturan partilerin hazırlıksız yakalanacakları kaygıları dile getiriliyor. Tüm bu soruların ortasında sona erecek kurultaydan sonra pazartesiden sonra yeni CHP yönetimini yüzde 50+1 bloku yolundaki trafiğin hızlandırılmasını bekliyor.

You may also like

More From: Politika

DON'T MISS